Kamuoyunun ilgisiz kaldığı kimi konular var ki çok önemli ve bizler bu ilgisizliğe şaşırıyoruz.  300 bin’e yakın atama bekleyen öğretmenler meselesi bu konulardan biri.

Her biri diplomasında “öğretmen” yazan 300 bin genç, on binlerce öğretmen açığına rağmen ve 70 bin civarında bazıları formasyonsuz ücretli öğretmenle eğitim ağır-aksak, kör-topal sürdürülmek pahasına atanmıyor.

İçlerinde 7-8 yıldan beri atama bekleyen, KPSS sınavlarında çok yüksek puanlar almaların rağmen ataması yapılmayan gençler var.

Atama bekleyen öğretmenlerin yanında bir de ücretli öğretmen meselesi var. 70 bin ücretli köle gibi onlar. Güvencesizler .  Düşününüz hafta sonlar çalışmadıklar için sigortaları dahi yatmıyor.

Ücret olarak 300 TL alan, 700 TL alan Ücretli Öğretmen var. Bu arkadaşlarımızdan sağlıklı bir eğitim vermeleri nasıl beklenebilir. Bu kölelik değil mi? Firavunlar kölelerini besler, barındırır ve giydirirdi. Şimdi modern kölelik var. 700 TL veriyorlar ve başka şeye karışmıyorlar. Bu zulümdür. Tam bir sömürü düzeni bu.

Ücretli Öğretmenlerin hafta sonları sigorta primleri yatmıyor. Diyelim ki 15 tatil geldi. Diğer öğretmenler maaşlarını almaya devam ediyorlar. Ücretli öğretmenler ise almıyor. Bu “kurt taksimi” değil mi? Köle muamelesi reva görülen bu Ücretli Öğretmenlik sistemi derhal kaldırılmalıdır. 70 bin kişinin yerine kadrolu öğretmen atanmalıdır.

Unutmayınız ki en büyük şiddet insanları açlığa ve yoksulluğa, köle gibi düşük ücretle çalışmaya mecbur etmektir. Ücretli Öğretmenlik = Ücretli köleliktir. Hani kenar-ı dicle’de bir koyunu kurt kapsa onu sizden sorarlardı. Bu kölelik ne zaman sona erecek ?

Atanamadığı için intihar eden genç öğretmenler var. Sayısı neredeyse 30’u buldu. 300 bin atama bekleyen arkadaşımızın yanında on binlercesi de Eğitim Fakültelerinde okumaya devam ediyorlar.

Bu sorun kangren olmadan evvel hemen şimdi bu meseleyi merkeze alarak “eğitim politikaları” ve “gelecek nesillerin mesleki yönlendirilmesi” konusunu tartışmaya açmalıyız.
Hiçbir nesli kaybetmeye hakkımız yok. Diplomasında “Öğretmen” yazan 300 bin genç nasıl birikti? Bunun hesabını kim verecek? Bunları sorgulamalıyız!

Sayın Başbakan, 2002 yılında İzmit’te yaptığı bir mitingte: “Şu sisteme bakın hele, ülkede 72 bin öğretmen açığı var, sen sınavla öğretmen seçiyorsun. Hangi akla hizmet ediyorsunuz? Bırak da öğretmenlerimiz okul seçsin, göreve başlasın. Önüne niye engel koyuyorsun? İnşallah biz hükümetimizi kurduğumuzda, bütün öğretmenlerimizi göreve başlatacağız ve öncelikli olarak eğitim sorununu çözeceğiz.”demişti. Peki sonuç ne oldu.?

2002’den bu yana bu ülkede ne okullardaki öğretmen açığı kapatılabildi ne de atama bekleyen öğretmenlerin tümü tayin edilebildi veya ne de iş yönlendirmesi yapılabildi.

MEVCUT EĞİTİM KADROMUZUN HÂL-İ PÜR MELALİ

Eğitim alanında faaliyet gösteren sendikalarımızdan biri Öğretmenler Günü münasebetiyle bir anket yapmıştı. Ankete göre öğretmenlerimizin %60.3 ev sahibi değil. Ev sahibi olanların yüzde 74,7′si banka kredisiyle borçlanarak ev almışlar. Öğretmenlerin yüzde 77,2′sinin kredi kartı borcu var ve ankete katılanların yüzde 63,5′i son bir yıl içerisinde banka kredisi kullanmış.

Sendikanın anketine göre borcu olan öğretmenlerin yüzde 57,6′sı borçları nedeniyle sağlık sorunları yaşıyormuş. Daha vahimi Öğretmenlerin yüzde 77′si göreve başladığı ilk günden bugüne mesleğine sevgisinin azaldığını ifade etmiş. Anketin vahim sonuçlarını değerlendirince insanın aklına şu soru geliyor; “Yokluğa mahkum ettiğimiz öğretmenlerimizle eğitim nereye gidiyor?

ATANMAYAN ÖĞRETMENLERLE ilgili 2002 seçimlerinden önce muhalefette olan Tayyip Erdoğan’ın sözleri: 

* “Şu sisteme bakın hele, ülkede 72 bin öğretmen açığı var, sen sınavla öğretmen seçiyorsun. Hangi akla hizmet ediyorsunuz? Bırak da öğretmenlerimiz okul seçsin, göreve başlasın. Önüne niye engel koyuyorsun? İnşallah biz hükümetimizi kurduğumuzda, bütün öğretmenlerimizi göreve başlatacağız ve öncelikli olarak eğitim sorununu çözeceğiz.” (İzmit Merkez mitingi)
* “Yahu bir sürü bölüm öğretmeniniz boşta geziyor. Resim öğretmeni matematiğe, müzik öğretmeni beden dersine giriyor; öğretmen ihtiyacı var. Ama bakın ki işe, bunlar bir de sınavla öğretmen alıyor. Ama biz iktidar olunca, inşallah boşta öğretmen adayı olmayacak.” (Gaziantep)
* “Buradan sözüm tüm genç öğretmen adaylarına… Siz merak etmeyin, biz geldiğimizde üniversiteyi bitirdiğinizde ne yapacağım, sınavı ya kazanamazsan korkun olmayacak; çünkü sınav olmayacak.” (Samsun)
* “Merkezdeki okullar bile öğretmen diye can çekişiyorken, sen sınavla öğretmen seçmeye kalkıyorsun. Ama inşallah biz iktidar olunca, öğretmenler okulun bittiği gün hazırlıklarını yapacak, ertesi gün görev aşkıyla okuluna gidecek hiç merak etmeyin.” (İstanbul

Yorum Gönder

Twitter

Son Yorumlar

Kategoriler