



|
Hemen yanı başımızda olup da kıymetini bilediğimiz pek çok değere sahibiz. Elmalı ilçemiz bunlardan biridir. Şehirlerin ruhu vardır derler. O ruh içinde yaşayan ve yaşamış olanların o şehre kattıkları mana olmalıdır. İşte Elmalı da, tarihi birikimiyle mana sahibi şehirlerin önde gelenlerindendir. Bağrında 4 asır barındırdığı Halveti Dergahı ile Elmalı bölgenin manevi merkezidir. Teke beylerinin yazlık konakları bu ilçede olduğu için yazlık başkenttir. Ahmet Hamdi Tanpınar “Başkent asla unutmaz” der. “Bir kez başkent olan ebeden öyledir” der. Bu sözlerinden murad edilen şey; o şehirlerin taşıdığı birikimi ve manayı sürdürecek olmalarıdır.
Şair Mustafa Lütfi Elmalı için;
“Zahirde dırahşan, batında cevahirden
Elmalı diyup geçmez bir dilki ola insan” demektedir. Elmalıyı büyük ve farklı yapan şüphesiz ki; Sinan-ı Ümmidir, Vahib Ümmidir, Eroğlu Nuri’dir. Bunlardan başka tarihtir, kültürdür elbette. Tasavvuf Edebiyatının ölmeyen şairi büyük mutasavvıf Niyaz-ı Mısri Elmalıda yetişmiştir.
Elmalı’ya gelirken şu şiir dilinden dökülmüş çağları aşmış bize kadar ulaşmıştır;
“Şehr-i Elmalı canda bulmalı
Ummi Sinandır şöhret-i zatı Dost illerinin menzili ki âli göründü
Derdi dile derman olan Elmalı göründü” Mısri’ye göre Elmalı dertlere devadır. Vahip Ümmiye göre ise cennetten bir köşe. Şiirinden “Yaz olıcak Elmalı güya ki cennettir heman” demektedir.
Peki kimdir Sinan-ı Ümmi?
Sinan Ümmi Elmalı'nın yetiştirdiği nadide şahsiyetlerden biridir. Ümmi Sinan 16. yy'nın ikinci yarısında, 17. yüzyılın birinci yarısında yaşamıştır. Yeni neslimizden bu büyüğümüzü tanıyanlarımız azdır. Sînan Ûmmi Elmalı ilçemizde doğup büyümüş Türk-İslam şairi, mutasavvıfı, müderris alimidir. Asıl adı: Yusuf'tur. Bir beytinde kendisinden bahsederek:
“İsmi a'zam bi-nişan û lâ-mekan şehrindendür
Şehr-i Elmalu Sınan Ümmi okurlar adıma” demektedir. Ümmi Sinan'ın doğum tarihinin 1553 yıllarında olduğu söylenebilir. Ümmi Sinan Halveti Büyüklerinden Eroğlu Nuri'ye intisap etmiştir.
Ümmi Sinan'ın tahsil hayatı ile ilgili geniş bilgi yoktur. Fakat Elmalı'da o tarihlerde birçok medresenin, kütüphanenin bulunmasından hem Elmalı'nın bir ilim ve irfan yuvası olduğunu söyleyebiliriz. Öyle ki Sinan Ümmi, Elmalı' yı manevi şahsında temsil edecek kadar şöhrete sahiptir.
Sinan Ümmi Hak aşığıdır, şairdir, âlimdir, eğitimcidir. Güçlü bir kalemi vardır. Yunus tarzında Türkçe şiirler yazmıştır. İki eseri vardır. Bunlar; Divan-ı İlahiyat, Kutb-ül Meani' dir. Sinan Ümmi'nin şöhretini sağlayan eseri Divan-ı İlahiyat, öğrencisi ise Mısri Niyazi'dir. Şiirlerini aruz vezniyle yazmıştır, hece vezni ile de yazdığı olmuştur. Şiirlerinde Allah ve Peygamber muhabbetini, hakiki aşkı insan-ı kamil anlayışını işlemiştir.
Ümmi Sinan'ın eğitimci olduğunu da söylemiştik. O gündüzleri kendi adıyla anılan medresede eğitim veren bir müderris, akşamları tasavvuf vaaz ve nasihatleriyle çevresini aydınlatan bir ışıktır. O yaşadığı çağda toplumu ile bütünleşmiş, sorumluluğunu yerine getiren bir alimdir. Ümmi Sinan, Mısri'nin tarih manzumesinde yazdığı gibi 1657'de Elmalı'da vefat etmiştir. Türbesi Elmalı’da ziyaretçilerini beklemektedir.
|