Anasayfa | Künye | Bizi Tanıyın | Sitene Ekle | Bize Ulaşın | Giriş Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle
    Foto Galeri
    » Piyasalar
$ USD
1.5010
€ Euro
1.9260
IMKB
61.036
Altın
59.87
Yazı Karakteri Boyutu:
   
Yeni bir fetih rüyası...
22 Mayıs 2009 Cuma 13:26
Sözün özü;1187den 1917ye ve 1948'e kadar Haçlı hakimiyeti görmeyen topraklarımızı yeniden asli hüviyetine döndürmenin yolu Selahattin-i Eyyubinin gördüğü rüyayı yeniden görmekten geçiyor.
         Yüzyıllar var ki; maddi gücü eline geçirmiş batı dünyası karşısında bir çıkış yapamamanın ızdırabıyla yaşıyoruz. Vaktiyle 3 kıtada 7 iklimde at koşturmuş ve dünyaya insanlık nedir göstermiş ceddimize kıyasla çok zelil durumda olduğumuzu üzülerek tespit ediyoruz.  Başımızı kaldırıp sağa sola baktığımızda her taraftan feryatlar yükseliyor. Kan ve gözyaşı bütün İslam coğrafyasını sarmış durumda. Afganistan’da feryat, Irak’ta, Filistin’de feryatlar var. Bu tespitleri yaptıktan sonra yapmamız gereken başımızı kuma gömmek değildir. Belki bir soru ile işe başlamalıyız. Biz çaresiz miyiz? ve bu dünyaya feryat etmeye mi geldik?
            Elbette hayır. Allah bizi yeryüzünü mamur hale getirmek ve kendisine kulluk etmemiz için yarattı. Şimdi ise bir azgın batılı topluluk yeryüzünü ıslah edeceğim diye çıkmış ama ifsattan başka bir şey getirmiyor. Avrupa, Amerika ve İsrail’i içine alan fikri ve sosyolojik bir coğrafya olarak batı karşısında bizim idarecilerimiz hep alttan alan, hep taviz veren konumunda bulunuyor. Terör örgütünün Dağlıca saldırısı sonrasında ülkeyi idare edenler halkın karşısına geçip “Amerika’dan izin alacak değiliz. On binlerce km. uzaktan gelip Irak’ı işgal edenlerden icazet beklemiyoruz” deseler de 5 Kasım tarihinde kuvveti üstün tutan medeniyetin bugünkü önderi ile görüştükten sonra hem de İslami terminolojiyi de kullanarak “Hamdolsun istediğimizi aldık” diyebiliyorlar. Bu ziyaret ve sonrasında kullanılan bu ifade bile bizim aydınlarımızda ve devlet adamlarımızda 150 yıldan fazla zamandır mevcut olan kahrolası aşağılık kompleksinin yeni bir versiyonu. Bu anlayışla ve “tavşana kaç tazıya tut” diyen batı dünyasının güdümüyle coğrafyamızdan yükselen feryatları sona erdirmemiz mümkün değildir.
            Peki ne yapmalıyız? Önce yeni bir fetih rüyası görmeliyiz. Malcom x’in dediği gibi “benim bir rüyam var” deyip o yolda mücadele etmeliyiz. Asırlar boyu Allah’ın kelamını gözlerinin henüz görmediği coğrafyalara ulaştırmak için mücadele eden atalarımız gibi bugün bizler   “Hakkı üstün tutan medeniyeti” yeniden ihya etmek için “Yeni bir Dünya” kurmak için yola koyulmalıyız. Yapılacak çok iş var. Başarmak için ise cesaret lazım.
Dostlardan biri ofisime Fatih Sultan Mehmet Han’ın İstanbul’a girişini gösteren bir resim getirdi. Ben de onu en güzel yere astım. O resmin bir kenarına da bir kartpostal koydum; üzerine karlar yağmış Mescid-i Aksa ve Ömer Camii resmi var kartpostalda. Kendim için yüklendiğim fetih rüyası bu iki resmin birleştiği manadır; Fetih ruhuyla yeni bir “Hıttin”. Çünkü coğrafyalarımızdan yükselen feryatların, kan ve gözyaşlarının bugünkü nedeni; fetih ruhunu kaybetmemiz ve arz-ı mevud idealiyle İslam coğrafyasını kana bulayan uluslararası şebekeye yeni bir “hıttin” yaşatamama acziyetimizdir. Hıttin dediğimiz şey ise; Kürt Selahattin ile Türk Nurettin Zengiyi aynı potada ve idealde birleştiren İslam kardeşliğinden geçiyor. Hıttin nedir? diyecek olursanız onu da cevaplayıp bitirelim bugünkü yazımızı; 1. Haçlı Seferi Ortadoğu’yu işgal eden Haçlı ordularını, farklı ırk ve kavimlerdeki İslam topluluklarını birleştirip tek bir ordu yapan Selahattin-i Eyyübi’nin 1187’de kazandığı zaferin adıdır. Sözün özü;1187’den 1917’ye ve  1948’e kadar  Haçlı hakimiyeti görmeyen topraklarımızı yeniden asli hüviyetine döndürmenin yolu Selahattin-i Eyyubi’nin gördüğü rüyayı yeniden görmekten geçiyor.   
XML error: Invalid character at line 3