Anasayfa | Künye | Bizi Tanıyın | Sitene Ekle | Bize Ulaşın | Giriş Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle
    Foto Galeri
    » Piyasalar
$ USD
1.5010
€ Euro
1.9310
IMKB
61.101
Altın
60.34
Yazı Karakteri Boyutu:
   
TEPEDE 3 MİLLİ GÖRÜŞÇÜ(!)
04 Ağustos 2009 Salı 11:48
Sayın Baykalın kulakları çınlasın. Hatta gerekirse çıldırabilir de. Tepede 3 Milli Görüşçü olmaz diye tekrarlayıp durdu. Artık Cumhurbaşkanı, TBMM Başkanı ve Başbakanı RP'li olan bir ülkede yaşıyoruz

Sayın Baykal’ın kulakları çınlasın. Hatta gerekirse çıldırabilir de. Cumhurbaşkanlığı seçimi öncesinde “Tepede 3 Milli Görüşçü olmaz” diye tekrarlayıp durdu. 367 krizi ve 22 Temmuz onun eseri. Şimdi ise TBMM Başkanlığı için Mehmet Ali Şahin’in aday gösterilmesi sonrasında hali nicedir merak ediyorum. Çünkü artık Refah kökenli Cumhurbaşkanı, TBMM Başkanı ve Başbakan’ı olan bir ülkede yaşıyoruz. Üstelik son ikisi İHL mezunu.

Fotoğrafın görünen kısmı bu. Bakınca güzel görünüyor. Yıllarca inancından dolayı eziyet gören yığınlar için tatmin edici bir durum. Ama gerçekler böyle mi? Bunu anlamak için bu kişilerin söz ve eylemlerine bakmak lazım. Öyle ya; İslam zahire göre hükmeder. Bakalım ve “tepede 3 milli görüşçü” var mı yok mu “tepedeki 3 kişi gerçekten Milli Görüşçü mü” daha net anlayalım.

Sayın Başbakan yola Milli Görüş bir marka ise ben o markayı kullanmak istemiyorum” diyerek çıktı. BOP Eşbaşkanı olarak hizmet etti. Kürt açılımının konuşulduğu şu günlerde manidar bulunacağı için nakledeyim. Diyarbakır için 25 Haziran 2005’de "Diyarbakır büyük orta doğu projesi çerçevesinde yıldız kent olacaktır" dedi. BOP; ABD’nin bölgeye yerleşmesinin teknik adı. Tayyip bey ise  The Wall Street Journal gazetesine 31 Mart 2003 tarihinde “ABD’nin Irak’ta savaşan kahraman bay ve bayan askerlerin en az zayiatla ülkelerine mümkün olan en az zamanda dönmeleri temennisi ile duacıyız.” diyebilecek kadar mihmandar.

Tarih 14 Mayıs 2000. FP Büyük Kongresi’nde Sayın Cumhurbaşkanı o partinin Genel Başkan Adayı. FP ve çizgisi Batı karşısında İslam Coğrafyasının var olan, gücü olan ve söz geçiren bir medeniyet hattı olması için mücadele ediyor. Genel Başkan Adayı Gül ise kongre için bastırdığı kitapçıkta bakın neler yazıyor “Belki ifadelerim yadırganacak ama yine de söylemek zorunda olduğumu düşünüyorum. Bizim için ortada bir mağlubiyet var, bunu aynen kabul etmemiz gerekir. Konu, medeniyetlerle ilgili. Karşılaşma, adeta Medeniyetlerin karşılaşması. Bir batı medeniyeti var, bir de bizim başından beri ileri sürdüğümüz tezler var. Bence bu hüzünlü bir yolculuk, ortada açıkça bir mağlubiyet var”. Bu sözlerden sonra yıllar sonra Sayın Gül Dışişleri Bakanı oldu. Tepedeki Milli Görüşçü (!) Gül’ün diğer sözleri:  “Dünya barışı için son 50 senede dünyada en çok Amerikalılar kendi çocuklarını feda etmişlerdir” “Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) Türkiye’nin dış politika ilkelerine uygun. ABD ile hareket ediyoruz”

TBMM Başkanlığı tensip edilen Mehmet Ali Şahin Milli Görüş camiasının iyi bildiği isimlerden. Fatih Belediye Başkan adayı olduğu zaman “Patrikhanenin kin kapısını açacağım” diye herkülvari mesajları olan bir politikacı. Lafa gelince Herkül ama iş başörtüsü meselesine gelince NTV’ye verdiği bir röportajda bakın neler söylüyor. “Türbanla ilgili, başörtüsüyle ilgili sorunları, sorun sayıyor musunuz? Sorun sayanların sayısı yüzde 1.5′tir. Halk hangi konuların öncelikle çözülmesini istiyorsa biz hükümet olarak bu sorunlara odaklandık. Bizim gündemimizde halkın sadece yüzde 1.5′inin gündeminde olan bir konu öncelikli olarak yoktur. Olması siyaseten de yanlıştır. Bizim önceliğimiz türban değil işsizliktir.”

Bu 3 politikacının da artık Milli Görüş ile ilgisinin kalmadığı aşikâr. Bu açıklığı halka açık olarak anlatmamıza engel biri var: Sayın Baykal. Son 7 yılda Deniz Baykal’dan çektiğimiz kadar hiçbir şeyden çekmedik. Ekonomi, İç Siyaset ve Dış Politika alanlarında güçlü argümanlarla AKP’yi siyaseten eleştirmek mümkünken Baykal’ın gerilim siyaseti sayesinde bu silahlarımız elimizde kalıveriyor. Sayın Baykal bir yandan AKP Yöneticilerini eleştirirken Milli Görüş’ü öcü yapıveriyor bir yandan “Erbakan Milli Görüşçü idi. Onun bedelini ödüyor ama AKP işbirlikçi” diyor. Hem nalına hem mıhına hikâyesi. İşine neresi gelirse yani.

Baykal ve partisinin bu millete iki türlü zararı var:

1. Milletin inancıyla savaşacağız diye AKP ile mücadele ederken bu partinin inançlı tabanını AKP’de kemikleştiriyorlar. Böylece Ekonomi, Dış Politika ve diğer önemli sorunlar gündeme gelmiyor.
2. CHP’nin de IMF’ci ABD’ci ve işbirlikçi olduğu gözden kaçırılıyor. Böylece seçmenin diğer kısmı AKP yerine CHP’de biriktirilmeye çalışıyor.

Böylece bu kurulu çatışmacı siyaset düzleminde evin gerçek sahibi Milli Görüş kendi meselesini bir türlü tam olarak anlatamıyor. Eskilerin deyimiyle şeytan kovalamaktan abdest almaya vakit bulamıyor.

04.08.2009

XML error: Invalid character at line 3