Anasayfa | Künye | Bizi Tanıyın | Sitene Ekle | Bize Ulaşın | Giriş Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle
    Foto Galeri
    » Piyasalar
$ USD
1.5150
€ Euro
1.9260
IMKB
60.608
Altın
61.30
Yazı Karakteri Boyutu:
   
Aleviler Azınlık Görülmemeli
07 Aralık 2008 Pazar 14:26
"Biz Hazreti Alinin siyaset tarzını benimsiyoruz. Yani sözünü doğru söyleyen, çekinmeden söyleyen, ilkeli davranan, o anda kendi aleyhine olsa dahi ilkesinden vazgeçmeyen bir siyaset tarzını"
 
 
Kopenhag veya Mastrich kriterleri değil Kudüs kriterlerine sahip olduklarını söyleyen Kurtulmuş, "Kudüs kriterleri, Osmanlı’nın Kudüs’te ortaya koymuş olduğu yönetimin kriterleridir. Nedir bu kriterler: Herkes inancında serbest olacak, herkes bu inandığını serbestçe yaşayabilecek, inancı doğrultusunda eğitim almakta serbest olacak ve propaganda yapmakta serbest olacak. Ticaretinde serbest olacak. Serbest bir şekilde de dolaşacak. Bunları sağladığınız zaman, insanları; inançlarında, düşüncelerinde, yaşama tarzlarında, örgütlenme biçimlerinde özgür bıraktığınız zaman ve devlet olarak farklı inanç kesimlerinin arasında adaleti temsil ettiğiniz zaman hiçbir sorun kalmıyor." dedi.

Saadet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş, Dünya Ehl-i Beyt Vakfı Genel Başkanı Fermani Altun ve beraberindeki heyeti kabul etti. Son günlerde iktidar partisinin Alevilik açılımı konusunun gündeme getirdiği bir zamanda gerçekleşen tebrik ziyaretinde Kurtulmuş, partisinin görüşlerini açıkladı. "Ne Kopenhag kriteri, ne Mastrich kriteri" diyen Kurtulmuş, kendilerinin Kudüs kriterlerini benimsediklerini söyledi.

Bu coğrafyada Osmanlı’nın kriterlerini ortaya koyduklarını kaydeden Kurtulmuş, insanı yaradandan ötürü sevdiklerini ifade ederek "Biz buna Kudüs kriterleri diyoruz. Bu kriterler, Osmanlı’nın Kudüs’te ortaya koymuş olduğu yönetimin kriterleridir. Nedir bu kriterler: Herkes inancında serbest olacak, herkes bu inandığını serbestçe yaşayabilecek, inancı doğrultusunda eğitim almakta serbest olacak ve propaganda yapmakta serbest olacak. Ticaretinde serbest olacak. Serbest bir şekilde de dolaşacak. Bunları sağladığınız zaman, insanları; inançlarında, düşüncelerinde, yaşama tarzlarında, örgütlenme biçimlerinde özgür bıraktığınız zaman ve devlet olarak farklı inanç kesimlerinin arasında adaleti temsil ettiğiniz zaman hiçbir sorun kalmıyor. Problem bizim bu coğrafyada birlikte ve beraberlikte yaşıyor olmamızda kaynaklanan problem değildir. Asırlardır bu coğrafyada insanlar birlikte yaşıyor. Nasıl oldu da dört asır kavga gürültü etmeden insanların yaşadığı bu bölge, Osmanlı çekildikten sonra kan gölüne döndü. Sorunumuz, insanların bir arada farklılıklarla yaşaması değil, yaşatılamaması sorunudur. Herkesin farklılığına inancına, yaşam tarzına, düşüncesine saygı duymak ve bu anlamda, herkesin serbestçe bu faaliyetlerde bulunmasını temin etmek, devletin, yönetimin görevidir. Adil yönetim de bunu yapar" dedi.

Son günlerde özellikle iki konunun tartışıldığına dikkatleri çeken Kurtulmuş, "Tartışılan konulardan biri Alevilik meselesidir. Diğeri ise ismini ne koyarsanız koyun, ister Güney Doğu Anadolu sorunu deyin, ister Doğu Sorunu deyin, ister Kürt Sorunu deyin. Özelikle Alevilik meselesinde söylenmesi gereken husus; biz iki temel şartı ortaya koyarak Türkiye’nin Alevilik-Sunilik ile ilgili bütün konularını tartışabiliriz. Biz aynı medeniyetin, aynı toprağın çocuklarıyız. Asla bu toprak birliği fikrinden vazgeçmeyiz. İkincisi; biz aynı inanç sisteminin içerisindeyiz. Bizim öteden beridir söylediğimiz husus şudur: Tarihimiz ve kültürümüz itibari ile ötekileştirmeyen bir kültürün içerisinden geliyoruz. Aynı inanç sistemi içerisinde bulunduğumuz Aleviler ve Sünniler olarak, ayni inanç sistemi içerisinde olduğumuz farklı etnik yapılardaki insanlar olarak, farklı inanç sistemi içerisinde bulunan vatandaşlarımıza, yurttaşlarımıza, medeniyetdaşlarımıza dahi asla ötekileştiren bir üslup içerisinde olmamışız" diye konuştu.

Yezit siyasetinin yanında olmayacağız

Başından itibaren siyaset yapma tarzlarını "Hazreti Ali Tarzı" olarak niteleyen Kurtulmuş, "Biz Hazreti Ali’nin siyaset tarzını benimsiyoruz. Yani sözünü doğru söyleyen, çekinmeden söyleyen, ilkeli davranan, o anda kendi aleyhine olsa dahi ilkesinden vazgeçmeyen bir siyaset tarzını ve siyaset üslubunu pahası ne olursa olsun benimsiyoruz. Biz asla Yezid siyasetinin yanında, tarafında, gölgesinde olmayız. Yezid siyaseti  pragmatistir, ilkesizdir, kendi çıkarına olan şeyi bu gün izler, yarın güç gördüğü zaman gücün karşısında geri döner. Kendisi güç sahibi olduğu zaman da başkalarını gücünün altında ezmeye kalkar. Yezid siyasetinin üç temeli vardır; saltanatçıdır, servetçidir ve sulta yanlısıdır. Biz Yezid siyasetinin içerisinde olmayacağız. Bizim yolumuz, gerçekten Hazreti Ali’nin benimsemiş olduğu siyaset prensipleridir. Ehl-i Beyt’in  siyaset prensipleridir" şeklinde konuştu.
XML error: Invalid character at line 3